English French German Spain Italian Dutch Russian Portuguese Japanese Korean Arabic Chinese Simplified

16 Kasım 2010 Salı

Süleymaniye, Bayram Namazı ve Samimiyet Duygusu


Tatlı bir telaş sardı ortalığı yeniden. Çocuklar bayramlıklarına bürünürken, büyükler çocuklar sevindirmek adına bayram harçlıkları hazırladı. Süleymaniye’de kılınan bayram namazı ile Kurban Bayramına start verilmiş oldu. Kurban edilen koyunların ne etleri ne de kanları Allah’a ulaşmadı; ama kulluk bilinciyle hareket edenlerin görevleri tamamlanmış oldu. 

Sabahın erken saatleri, Süleymaniye Camii üç yıl süren restorasyon çalışmalarından sonra tekrar ibadete açılıyor. Günler öncesinden, arkadaşlarımla bayram namazına gitmeyi kararlaştırdık. Restorasyon çalışmalarına katılan mimar bir arkadaşımız, Süleymaniye’deki işçilerin: “bu camii iki yıl içinde açılır” söylemlerini bize naklettiğinde biraz üzülmüştük doğrusu. İşçilerin söylemleri asılsız çıktı ve biz Süleymaniye yollarına düştük. ( 5 dakika yürüdük sadece :))

Kalabalığı görünce kendi kendime Cumhuriyet tarihin en kalabalık Süleymaniye Camii cemaati dedim. Bu kalabalığın sebebi caminin açılışı mıydı, yoksa Recep Tayyip Erdoğan’ın açılışa iştirak edecek olması mıydı? Herhalde açılıştandır dedim kendimce. Çok huzur verici bir atmosfer vardı. Müslüman olduğum için Allah’a teşekkür ettim. Ne güzeldi bu bayram namazı Süleymaniye’de. Namazı Diyanet İşleri yeni Başkanı Mehmet Görmez kıldırdı. Namazdan önceki vaazında söylemiş olduğu birkaç kelam çok önemliydi.  Görmez şöyle ifade etti:

Kanuni Sultan Süleyman döneminde, cami yapımı sırasında bir direği karınca sarar ve Kanuni o zamanın ulemasından Şeyh-ül İslam Zembili Ali Efendi’ye bir mektupla durumu bildirip fetva ister ve şöyle der:

“Direği sarınca karınca;
Var mıdır vebali karıncayı kırınca?”
 
Zembilli de cevap gönderir:

“Yarın ruz-u mahşere varınca
Hesap sorar Süleyman’dan karınca!”

Biz öyle bir dinin mensubu insanlarız ki bir karıncanın dahi hakkını arayacak hassasiyete sahibiz. Amma velakin, gel gör ki Kurban Bayramında kurban edilen hayvanların bir katliam olduğunu söyleyenler ve bu durumu çocukların ruhsal gelişimini bozuyor diye ayaklananlar, acaba çocuklarının ruhsal gelişimlerini izledikleri sözüm ona çağdaş olan diziler, televizyon programları ve sinema filmleri ile mi düzeltiyorlar?  İnsanlar samimiyet duygusunu bünyelerinde barındırmadıkça, kendi arzu ve isteklerinin dışında olan her durumu çağdışı olarak adlandıracaklardır.

Görmez’in anlattığı bu kıssadan hissesi mesajı almak isteyen herkese ulaşmıştır.

Bayramsa Bayramınız Mübarek olsun.



2 yorum:

  1. Bayramın mübarek olsun o vakit senin de :)

    YanıtlaSil
  2. Teşekkürler Burcu.
    Senin de Bayramın Bayram olsun :))

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...