English French German Spain Italian Dutch Russian Portuguese Japanese Korean Arabic Chinese Simplified

14 Ekim 2012 Pazar

Club Familia, Çeşme ve Alaçatı Düzlemi



Tatil denildiği zaman genelde insanların algısı “deniz kenarında bir yerlere gitmek”  oluyor.  Bu algı öyle pek de değişecek gibi değil. Bu algıyı ciddiye alarak tatilciler için bir mekândan ve ilçeden biraz bahsedeyim. Çeşme’de Club Familia adında bir otel var, bilenler bilir, bilmeyenlerde şimdi duymuş oldu. 

Rüzgârı eksik olmayan İzmir’in güzide ilçelerinden Çeşme’nin yakınında bir mekân burası. Dört yıldızdan müteşekkil bu otel tatil için uygun bir yer. Yemekleri konusunda cömert davranan, neredeyse günün yarısında yemek veren, fakat yemeklerinin isimlerini yazmayan bir otel. (Yazsa daha iyi olur ama) Havuza, hamam olaylarını hiç girmiyorum, güzel işte. Yalnız denize sahili yok, iskeleden atlıyorsunuz. Bu durum da biraz insanın denize girme şevkini kırıyor doğrusu. 


Çeşme güzel bir ilçe. Tatil yeri olmasaydı bile insana hoş bir hava katan bir yanı var. İçinde bir de kalesi mevcut. Çeşme'nin en çok ziyaret edilen tarihi eseri II. Beyazıt'ın yaptırdığı kale bugün müze olarak kullanılmakta. Çeşme kalesi ise, 1508 yılında Osmanlı Padişahı II. Beyazıt tarafından, Aydın Valisi Mir Haydar aracılığıyla, Mimar Ahmet oğlu Mehmet'e yaptırılmış. Kalenin ilk inşaatı tam deniz kıyısına yapılmış. Ancak, sonraki yıllarda denizin doldurulması sonucu bugünkü konumunu almış. (wikipedia’dan detaylı bilgiye ulaşırsınız artık) Kalenin manzarası harikulade. Bir tarafta marina diğer tarafta Yunan adalarını görebiliyorsunuz. Kaleye giriş için müze kart yeterli oluyor, olmayanlar ise 3 tl’cik ödüyorlar. Kalenin içinde bir de cami mevcut, şu anda restorasyona alınmış durumda. Çeşme’nin bir de çarşısı var. Sağlı sollu dükkânlar mevcut, her yerde olduğu gibi. Sahilinde güzel bir yürüyüş insanı rahatlatıyor doğrusu. Çeşme’ye gidip de Kale’yi görmeden gelmeyin derim.


Taştan yapılmış rengârenk evleri, butik otelleri ve daracık sokakları ile meşhur bir yer var Çeşme’de. Tahmin ettiğiniz gibi, evet burası Alaçatı. Türkiye’nin en pahalı butik otellerinin bulunduğu Alaçatı’nın gerçekten çok sıcak ve samimi bir ortamı var. Sabahın erken saatlerinde Alaçatı’da dolaşmak bu güzelliği görebilmenin en iyi yollarından birisi. Tatil vakitlerinde geceliği 650 tl’lere kadar çıkan otellerin fiyatları eylül sonu ekim başı 50 tl’ye kadar iniyor. Alaçatı’da kalmasanız bile mutlaka görmeye gitmelisiniz. Mimarlar için ilham kaynağı olabilecek güzellikteki evleri görmeden geçmeyin derim.

Çeşme gezip görülecek yerlere yakın sayılabilecek mesafede. Efes Antik Kenti’ne ve Meryem Ana Kilisesi’ne iki saat uzaklıkta bulunan Çeşme, Germencik’teki termallere de aynı uzaklıkta. Ege serüvenine başlamak istiyorsanız, Bergama’yı başlangıç noktası olarak seçip güneye doğru inmenizi şiddetle tavsiye etmekteyim. Pişman olmazsınız :) (umarım)


Gittim gördüm ve yazdım kısmında bu sefer Club Familia, Çeşme ve Alaçatı düzlemini ele aldım. Tatil ağustostan çok eylül ayında yapılırsa daha verimli oluyor diye düşünmekteyim ve sizlere de tavsiye etmekteyim. (Eylül bambaşka)
 
Ha bir de Çeşme’ye gidip de adam akıllı bir çeşme göremediğimi belirteyim. Siz arayın, ben bulamadım doğrusu, kim bilir belki de siz bulursunuz. Çeşme bahane ama Çeşme gerçekten hoş bir yer.

Ne duruyorsunuz, hadi gitmek için hazırlanın… :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...