English French German Spain Italian Dutch Russian Portuguese Japanese Korean Arabic Chinese Simplified

31 Ocak 2011 Pazartesi

History Channel ve İSTANBUL



Yakın zamanda izlemiş olduğum bir İstanbul belgeselinden sizlere bashsetmek istiyorum. History Channel’in 2006 yılında hazırladığı ve Eric Geller’in sunumunu yaptığı “Cities Of The Underworld: İSTANBUL”, “Yeraltı Şehirleri: İSTANBUL” isimli belgeseli İstanbul’da yaşayan birisi olarak beni adeta büyüledi. İnsan belgeseli izlerken: “Bizim yapımcılarımız neden böyle işler yerine, aile ilişkilerini derinden zedeleyen filmlere-dizilere, belgesel diye kendi tarihini ve mücadelesini hiçe sayan yapımlara imza atar?” diye sormamak inanın elde değil. 


“İstanbul’un herhangi bir yerinde yürürken geçmişin üzerinde yürürsünüz.” Söylemiyle başlıyor belgesel. Gerçektende öyle, öyleymiş. Antik Roma’dan Bizans’a ve Osmanlı’ya uzanan bir serüven. Suriçi diye nitelendirdiğimiz bölgenin insanlık tarihi boyunca ne derecede önemli olduğunun adeta bir kanıtıdır yaşanılanlar. Sultanahmet Meydanı’nın yerinde Roma’ya nispet edercesine yaptırılmış yüz bin kişilik bir hipodrom, İmparator Justinien’e karşı ayaklanma çıkaranların işkenceye maruz kaldıkları zindanlar, sarnıçlar ve daha bilmediğimiz birçok kalıntı İstanbul’un silüetinin altında saklı.  Bu belgesel ile zamanın katlarının bir bir kaldırışına ve yeraltı dünyasının kentlerinin açığa çıkışına şahit olacaksınız. Belgesel hakkında fazla detaya girmek istemiyorum, izleyin ve tarihin küllerinin arasından nasıl dirildiğine şahit olun. Sultanahmet civarında gördüğünüz bir yapı belki de hipodromun önemli bir kısmıdır unutmayın.


İstanbul keşfedilmemiş bir hazine olarak karşımızda duruyor. Bin beş yüz yıllık tarihin üzerinde yaşadığımızı hatırlattığı için bu belgeselin yapımcılarına, ayrıca bu belgeselin ne kadar muhteşem olduğunu bana aktaran Mimar arkadaşım Sercan Öcal’a ve Siportiy’e sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...