English French German Spain Italian Dutch Russian Portuguese Japanese Korean Arabic Chinese Simplified

21 Ocak 2011 Cuma

Eyvah Eyvah Demeden Eyvah Eyvah 2’yi İzleyin Derim



Sonunda oldu.

Sinemaları hınca hınç dolduran kalabalıktan sıyrılarak “Eyvah Eyvah 2” ye gitmeyi sonunda başardım. İlk filmi beğenerek izlediğimden bu filmden de beklentim yüksekti. Bir gazete yazarı bu film için şuna benzer bir yorum yapmış: “bir milyon sekiz yüz bin kişinin izlediği film kötü olamaz”. Sanırım bu yorumu yazan kişi filmin kalitesinin izleyen kişi sayısı ile doğru orantılı olduğunu düşünüyor. Gazetede yazar bir de bu zatı muhterem. O zaman “New York’ta Beş Minare” çok iyi film olması gerekirdi. Malum milyonlar izledi (!) Buradan bir ricam var gazete editörlerine. “Abiler, ablalar işi ehline bırakın yahu. Bu eğitimi almış insanlar, kabiliyeti olan insanlar yazsın sinema eleştiri yazılarını.” Sevgili okur buradan kendime pay çıkarmıyorum bilesin. Herkes işini yapsın, ben blog yazarıyım ve çoook mutluyum :)

Gelelim Filme.

Filmin ikincisi de oldukça güzeldi. Güldüm, eğlendim ve o an mutlu oldum. Bu tarz filmlerin amacı da odur aslında. İzleyicide an itibariyle filmden alınan zevki Nirvana’ya ulaştırmak. “Eyvah Eyvah”da bunu başarabilmiş. İlk filmi izlemeyenler belki filmi biraz kopuk bulabilir. Kardeşim sende ilkini izlemeden neden gelirsin yahu demeden edemiyorum. (Şaka Şaka, hadi bükme dudağını amaa) Toplumsal yığın işte; “hadi gidelim abi, sahi mi? Tabi yaa! Hadi gidelim n’olucak” tarzı gazlarla gidilmiştir filme :)  Film de Ata Demirer’in oyunculuğuna kötü bir söz söylemek pek hoş olmayacaktır. Ata gayette başarı ile sergilemiş oyunculuğunu. Oyunculuğunun yanı sıra jest ve mimikleri de ayrı bir hava katmış filme. İzleyicileri gülmekten kırıp geçiriyor doğrusu. Ege, Trakya aksamı ilk filmde olduğu gibi gayette güzel oturmuş. (ee ilk filmde vardı da burada kaldıracaklar mıydı? Yazdığın şeye bahk yaa) İzlerken acaba bir üçüncü bölüm gelir mi diye düşünürken, film Türk Filmlerinin klasik sonları ile hidayete erince anladım ki bu film burada biter. Film de bazı anlaşılmaz noktalarda var. Hemşire kızı (Özge Borak) alıp götüren bir adam var. Adam kızı götürür sonra kız elleri ağzı bağlı bir gemiye konulur. Gemide de mülteciler vardır. Yahu bu kaç bilinmeyenli denklemdir şaştım doğrusu :) Hele filmde Ata’nın dedesini canlandıran Halid Dede (Salih Kalyon)  izlenmeye değer doğrusu. Ayrıca filmin sonunda Firuzan’ın (Demet Akbağ) seslendirdiği “Bu fasulye 7,5 lira” şarkısı da muhteşem olmuş. Bu şarkıya dinlediğinizde şuna benzer bir şey söyleyebilirsiniz. “ Baba bu şarkıya resmen photoshop uygulanmış yaa :)” Firuzan'ın şarkıyı söylediği yer de izleyenlerin çok yakından tanıdığı bir ünlünün programı. Bu da sürpriz olsun ;) 


Bir filmi de geride bıraktım. Artık önümdeki filmlere bakacağım. Yıllardır futbolcularımızdan duyduğumuz bir repliği modifiye, birazda rektifiye edip söyleyeyim istedim :) İzlemeyenlere tavsiye ediyorum “Eyvah Eyvah” serisini. İzleyin, gülün, eğlenin gelin. Gerisine karışmayın. Ha ben bu tarz filmleri sevmiyorum diyorsanız; “eyvallah hocam” derim. 

İzledikçe, güldükçe sinemada komedi yaşamaya devam eder.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...